[{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/biyolojik-%C3%A7er%C3%A7eveler/","section":"Tags","summary":"","title":"Biyolojik Çerçeveler"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/categories/","section":"Categories","summary":"","title":"Categories"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/categories/d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce/","section":"Categories","summary":"","title":"Düşünce"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/kimlik/","section":"Tags","summary":"","title":"Kimlik"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/okuma/","section":"Tags","summary":"","title":"Okuma"},{"content":"\u0026ldquo;okumak\u0026rdquo; bir fiil. \u0026ldquo;okumuş\u0026rdquo; bir sıfat. Biri yapılan bir iş, diğeri taşınan bir kimlik. Türkçede ikisi aynı kökten geliyor ama sosyal hayatta farklı şeyler temsil ediyor.\nTürkçe burada kullanışlı bir imkân sunuyor: \u0026ldquo;okumak\u0026rdquo; sadece metne uygulanan bir fiil değil. Bir olayı okumak, bir durumu okumak, bir insanı okumak da mümkün. Yani yeti metinle sınırlı değil — görüleni ayıklamak, ayrıntıya bakmak, sonuca varmadan önce anlamaya çalışmak. Aydın olmak, bu okumaların hepsini kapsaması beklenen bir kimlik: sadece kitapların değil, olayların da, olguların da okunup anlaşılmasını gerektiriyor — en azından kelimenin iddiası bu.\nPratikte çoğu zaman ters işliyor. Okumuş olmak bir yeti gibi tutulsaydı — gerçekten bakma, sorgulama, yargıyı erteleme yetisi gibi — \u0026ldquo;okumadan konuşmamak\u0026rdquo; o kimliğin temel kuralı olurdu. Oysa bir pozisyon, bir aidiyet gibi tutulduğunda kural tersine çalışıyor: okumadan hüküm vermek kimliği zedelemiyor, hatta pekiştiriyor. Önce hüküm, sonra (belki) okuma. Çoğu zaman ikinci adım atılmıyor bile.\nAltta yatan şey, okumuşluğun zamanla kalıplaştırdığı düşünceler mi acaba? Belirli bir kelime dağarcığı, belirli bir referans çerçevesi, belirli bir \u0026ldquo;ne anlama geldiğini zaten biliyorum\u0026rdquo; refleksi. Bu kalıplar önce yardımcı oluyor — hızlı bağlam kuruyor — sonra işlerini bitirip kısayola dönüşüyor belki de. Gördüğünüz şeyi göründüğü hâliyle okumak yerine, onu kalıbın içine oturtup çıkan sonucu okuyorsunuz belki de. Bir başlık, bir söz, bir olay, bir kişi — hepsi aynı işlemden geçiyor. Metin yok, kalıp var. Belki bu insanın düşünce şekli — böyle bir kısayola ihtiyacımız var belki.\nTepki ekonomisi bunu hızlandırıyor. Sosyal medya önce tepkiyi ödüllendiriyor — hız zorunlu, yavaş olan sesini kaybediyor. Okumak zaman istiyor; tepki zaman istemiyor. Aynı ekonomiye sığmıyorlar. Biri feda ediliyor. Feda edilen genellikle okuma oluyor, çünkü okumuş görünmek okumaktan çok daha hızlı bir iş.\nAkademi bu hızdan bağışık değil; belki daha yatkın. Abstract\u0026rsquo;tan argümana atlamak, başlıktan pozisyon almak, bir olguyu var olan çerçeveye oturtup gördüğünü sanmak, disiplin dışı bir çalışmayı \u0026ldquo;ciddi değil\u0026rdquo; diye geçmek — bunlar zaman kısıtının getirdiği işlemsel kısayollar, ama \u0026ldquo;bilen\u0026rdquo; kimliğini koruduğu sürece kendilerini meşrulaştırıyorlar. Aynı refleks, daha donanımlı bir kelime dağarcığıyla.\nİlginç olan şu: \u0026ldquo;okumuş\u0026rdquo; ya da \u0026ldquo;aydın\u0026rdquo; kelimesinin kendi içindeki çatlak. Kelime bir iddia taşıyor — okuyan, düşünen, yargıdan önce bekleyen biri. Eylem çoğu zaman aksini söylüyor. Kimse bu çelişkiyi açıkça onaylamıyor, ama kimse onu tamir etmek için kimliğini askıya almaya da yanaşmıyor. Kimliğin koruyucu işlevi, yetinin getireceği yükümlülüklerden ağır basıyor.\nPeki okuma yetisi gerçekten sahiplenilseydi nasıl görünürdü? Küçük, sıkıcı, görünmez bir pratik olurdu sanırım. Kimliğin verdiği anlık rozeti ve dopamin yüklemesini vermez muhtemelen. Ama okumuş olmakla okumak arasındaki boşluğu kapatan tek şey de bu bence.\n","date":"24 Nis 2026","permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/posts/okuma-yetisi-okumus-kimligi/","section":"Yazılar","summary":"Okumak fiili ile \u0026lsquo;okumuş\u0026rsquo; kimliği arasındaki boşluk üzerine — metni değil, olayı ve olguyu da okumak gerekirken kalıpların devreye girip sonuca atlatması.","title":"okuma yetisi, okumuş kimliği"},{"content":"Şu an #Leibniz Yaşlanma Enstitüsü\u0026rsquo;nde (FLI) araştırma grup lideriyim — hesaplamalı biyoloji, yaşlanma ve yaşa bağlı hastalıklar. Bunun dışında şu sıralar Almanca öğreniyorum, A Little History of Science okumaya başlıyorum, Audible\u0026rsquo;da 36 Books That Changed the World dinliyorum (kitaplık →), hobi olarak kod yazıyorum.\nHakkımda →\n","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/","section":"Scratchpad","summary":"\u003ch2 id=\"şu-an\" class=\"relative group\"\u003eŞu an \u003cspan class=\"absolute top-0 w-6 transition-opacity opacity-0 -start-6 not-prose group-hover:opacity-100\"\u003e\u003ca class=\"group-hover:text-primary-300 dark:group-hover:text-neutral-700\" style=\"text-decoration-line: none !important;\" href=\"#%c5%9fu-an\" aria-label=\"\"\u003e#\u003c/a\u003e\u003c/span\u003e\u003c/h2\u003e\u003cp\u003eLeibniz Yaşlanma Enstitüsü\u0026rsquo;nde (FLI) araştırma grup lideriyim — hesaplamalı biyoloji, yaşlanma ve yaşa bağlı hastalıklar. Bunun dışında şu sıralar Almanca öğreniyorum, \u003cem\u003eA Little History of Science\u003c/em\u003e okumaya başlıyorum, Audible\u0026rsquo;da \u003cem\u003e36 Books That Changed the World\u003c/em\u003e dinliyorum (\u003ca href=\"/scratchpad/tr/kitaplar/\"\u003ekitaplık →\u003c/a\u003e), hobi olarak kod yazıyorum.\u003c/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca href=\"/scratchpad/tr/about/\"\u003eHakkımda →\u003c/a\u003e\u003c/p\u003e","title":"Scratchpad"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/sosyal-medya/","section":"Tags","summary":"","title":"Sosyal Medya"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/","section":"Tags","summary":"","title":"Tags"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/posts/","section":"Yazılar","summary":"","title":"Yazılar"},{"content":"Popülizm dalgaları tekrar ediyor. 1890\u0026rsquo;ların Amerika\u0026rsquo;sı, 1930\u0026rsquo;ların Avrupa\u0026rsquo;sı, 2010\u0026rsquo;lardan beri neredeyse her yer. Biçim değişiyor — lider değişiyor, slogan değişiyor, düşman değişiyor — ama dalganın kendisi yabancı değil. Tarihçiler bunu uzun süredir böyle okuyor.\nBuna rağmen her seferinde aynı şeyi yapıyoruz: birini buluyoruz. Bir liderin kişiliği, bir partinin stratejisi, bir seçim hatası. Sorumluluğu tek bir yere yapıştırıyoruz. \u0026ldquo;Onu çıkaralım, düzelir\u0026rdquo; diyoruz. Sonra dalganın bir sonraki tekrarında aynı cümleyi yeniden kuruyoruz.\nBu ilginç bence. Bir dinamik yüz elli yıldır tekrar ediyorsa, tekil sorumlunun hikâyesi bir yerden sonra tutmuyor. Bireyler değişiyor, dalga kalıyor. Yani asıl soru tek bir kişi değil, şu: hangi koşullar bu dalgayı tekrar tekrar üretiyor?\nBu ekonominin, sosyolojinin, tarihin, psikolojinin ortak sorusu. Kendi alanım değil — ben comp-bio\u0026rsquo;cuyum, bu dalgaların içinde yaşamaktan başka bir temasım yok. Ama dışarıdan bakınca fark ettim: bu soruları araştıran alanların ne kadar az desteklendiği ile, aynı refleksleri tekrar tekrar yapmamız arasında bir bağ var gibi. \u0026ldquo;Gerçek bilim\u0026rdquo; dediğimiz şeyi darlaştırmışız; içine yüz elli yıldır tekrar eden bir olguyu nedensel olarak anlamak girmiyor. Girmediği için de her dalgada aynı cümleyi kuruyoruz.\nSonra şunu düşünmeye başladım. Neden tekil sorumluyu aramak bu kadar çekici? Belki beyin parsimony ile çalışıyor — en az sayıda nedenle en çok şeyi açıklama eğilimi. Sistemsel, etkileşimsel açıklamalar pahalı. Çok parametreli, belirsiz, bir kerede yakalanması zor. Beyin \u0026ldquo;bu adam yaptı\u0026rdquo; diyebilirse rahatlıyor. Anlamlandırma kısayolu.\nVe burada küçük bir ironi var. Neden tekil sorumluyu arıyoruz? sorusunu ciddiye almaya başladığım an, cevap beni sosyal psikolojiden bilişsel bilime, oradan beynin temel işleyişine kadar götürüyor. \u0026ldquo;Sosyal bilimi önemseyelim\u0026rdquo; diye başlayan bir düşünce, sosyal ile biyolojik arasındaki sınırın zaten çok silik olduğu yerde bitiyor. Bir olguyu anlamak için tek bir disiplin yetmiyor — hatta \u0026ldquo;alan\u0026rdquo; kavramı bile fazla keskin duruyor.\nSanırım şimdilik çıkarımım şu: tekrar eden toplumsal dinamiklerin karşısında aynı refleksi tekrar etmemek için, o refleksin de neden orada olduğunu merak etmek gerekiyor.\n","date":"20 Nis 2026","permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/posts/cevap-sosyal-bilimler-mi/","section":"Yazılar","summary":"Popülizm dalgaları yüz elli yıldır tekrar ediyor, biz de her seferinde tekil bir sorumluyu arıyoruz. Bu refleks nereden geliyor — ve onu ciddiye aldığımda beni nereye götürüyor?","title":"Cevap sosyal bilimler mi?"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/pop%C3%BClizm/","section":"Tags","summary":"","title":"Popülizm"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/sosyal-bilimler/","section":"Tags","summary":"","title":"Sosyal Bilimler"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/bilin%C3%A7/","section":"Tags","summary":"","title":"Bilinç"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/evrim/","section":"Tags","summary":"","title":"Evrim"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/categories/kitap/","section":"Categories","summary":"","title":"Kitap"},{"content":"Peter Godfrey-Smith\u0026rsquo;in Living on Earth\u0026lsquo;ünü okudum. Other Minds ve Metazoa\u0026rsquo;nın yazarı; bu sefer odağı hayvan zihninden gezegen ölçeğine kaydırıyor. Kitap, organizmaları evrimin pasif ürünü olarak değil, atmosferi, toprağı, diğer türleri ve onların evrimini şekillendiren aktif neden olarak okuyor — mercan polipleri kendi resifini örerken, fotosentez yeryüzünün gaz dengesini yeniden çizerken. Oradan duyu ve eylemin birleştiği hayvan-zihne, en sonda da insanın bu Dünya-şekillendirici güç olmasının etik tarafına bağlanıyor.\n","date":"18 Nis 2026","permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/posts/living-on-earth/","section":"Yazılar","summary":"Peter Godfrey-Smith\u0026rsquo;in \u003cem\u003eLiving on Earth\u003c/em\u003e\u0026lsquo;ü — yaşamı evrimin pasif ürünü olarak değil, gezegeni şekillendiren aktif neden olarak okuyan bir kitap.","title":"living on earth"},{"content":"Other Minds ve Metazoa\u0026rsquo;nın yazarı; Sydney Üniversitesi\u0026rsquo;nde Bilim Tarihi ve Felsefesi profesörü Peter Godfrey-Smith\u0026rsquo;in Living on Earth\u0026lsquo;ü\u0026hellip; Kitap okuma listemde uzun süredir duruyordu, yeni başlayabildim. Daha başındayken birkaç düşünce tetiklendi\u0026hellip;\nİki perspektif. Bir taraftan biz de evrimsel sürecin içindeki bir canlıyız — diğer türlerin evrimini etkileyen özellikler evriltmiş bir canlı, ama tek değil. Kitap da zaten siyanobakteri örneği ile açılıyor — atmosferi oksijenle kirleterek, o dönemdeki oksijene toleransı olmayan türler üzerine katastrofik etki yaparken, bizlerin yaşadığı, yaşamak için muhtaç olduğu dünyayı şekillendirmesi ile. Yaptıklarımız, neticede, \u0026ldquo;doğal\u0026rdquo; bir süreç. Diğer taraftan, bilinçli canlılar olarak bir şekilde sorumluyuz. Yaptıklarımızı sorgulayabiliyor, değiştirebiliyor, vicdanla tartabiliyoruz.\nİlk bakışta iki perspektif ayrı duruyor. Üzerine düşündükçe ayrı olduklarından emin değilim.\nBilinç nedir, tam olarak bilmiyorum. Okumak istediğim bir mesele bu. Ama şu anki kanım: hormonların, kimyasalların, elektrik akımının etkileşiminden doğan karmaşık bir olgu. Biyolojiden ayrı bir şey değil, biyolojik süreçlerin bir çıktısı. Bu doğruysa, \u0026ldquo;bilinçli olarak sorumluluk almak\u0026rdquo; da biyolojik bir davranış. Evrimsel sürecin dışında ayrı bir kategori değil — içinde bir katman.\nVicdanı da bu bütünün içine yerleştirmekte zorlanmıyorum. Çevreyi kirletmekten doğan rahatsızlığı \u0026ldquo;sorumluluk\u0026rdquo; olarak deneyimliyoruz — ama vicdan ayrı bir biyolojik bileşen değil. Sosyal bir canlı olarak evrimleşmemizin bir ürünü. Sosyal yapının kendisi de evrimsel bir süreç. O zaman vicdan da, sorumluluk hissi de, evrimsel sürecin dışına çıkmıyor. Onun bir ürünü. Bir katman daha.\nBurada ilginç bir şey var. Bir popülasyon içinde farklı ahlaki pozisyonların, farklı değer yargılarının bulunması aynı genetik çeşitliliğin çevresel değişikliklere karşı direnç sağladığı gibi, o popülasyonu daha dirençli kılıyor olma ihtimali var mı? Düşünsenize, bir anda herkes belirli bir davranışı reddetse — bunun ekolojik ve toplumsal sonuçları ekstrem olurdu — belki \u0026ldquo;iyi\u0026rdquo; belki \u0026ldquo;kötü\u0026rdquo; ama ekstrem. 1 Genetik çeşitliliğin bir güvence olması gibi, ahlaki çeşitlilik de öyle olabilir. Boyumuzun, rengimizin, hastalığa direncimizin farklı olması evrimsel bir avantaj sağlayabiliyorsa; değer yargılarımızın farklı olması da belki aynı kategoriden?\nAma tam burada bir şey bitiyor, başka bir şey başlıyor. \u0026ldquo;Evrimsel olarak avantajlı\u0026rdquo; ile \u0026ldquo;ahlaki olarak doğru\u0026rdquo; aynı şey değil. Çeşitliliğin uzun vadede popülasyonun devamlılığı için avantajlı olması, diğer görüşlerin doğru olduğunu söylemiyor. Sadece o çeşitliliğin neden var olduğunu açıklıyor. Bu noktadan sonrası biyolojinin konusu değil bence — felsefenin. Belli toplumsal normlar içinde yaşıyoruz. Farklı toplumsal yapılarda farklı \u0026ldquo;doğrular\u0026rdquo; oluşuyor. Bu doğrular benim için kendi hayatımı kurduğum çerçeve. Kendi doğrularıma göre yaşadığımda mutlu bir birey oluyorum. Ama benim doğrularım, başkalarının doğrularıyla aynı olmak zorunda değil. Çevre, geçmiş, yaşanmışlıklar — hepsi kimin neye \u0026ldquo;doğru\u0026rdquo; dediğini şekillendiriyor. Başkalarını kendi gördüğüm doğru yönünde yaşamaya teşvik edebilirim, argümanlarımı anlatabilirim. Ama olan şey argümantasyon. Mutlak bir gerçek değil — bir bakış açısı, bir görüş.\nVe belki gen × çevre etkileşimi sonucunda belirlenen bir ikna kabiliyeti de zaten görüş çeşitliliğini ve bunun neticesinde davranış çeşitliliğini belirleyen biyolojik bir katman daha olabilir mi?\nKitabın başındayım. Yazar nereye varıyor bilmiyorum. Belki bu düşündüklerim oraya hiç uymuyor, belki yaklaşıyor\u0026hellip;\n","date":"17 Nis 2026","permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/posts/bir-katman-daha/","section":"Yazılar","summary":"Godfrey-Smith\u0026rsquo;in \u003cem\u003eLiving on Earth\u003c/em\u003e\u0026lsquo;ü bir düşünce tetikledi: evrimsel canlı olmakla bilinçli sorumluluk, aynı bütünün iki katmanı mı? Ahlaki çeşitlilik, genetik çeşitlilik gibi bir güvence olabilir mi?","title":"bir katman daha?"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/etik/","section":"Tags","summary":"","title":"Etik"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/ba%C5%9Flang%C4%B1%C3%A7/","section":"Tags","summary":"","title":"Başlangıç"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/tags/blog/","section":"Tags","summary":"","title":"Blog"},{"content":"printf(\u0026#34;hello, world\\n\u0026#34;); Yeni bir programlama dili, yeni bir geliştirme ortamı, yeni bir bilgisayar — bir şey kurduğumda çalıştırdığım ilk şey buydu. Derleyici çalışıyor mu, yorumlayıcı ayakta mı, ekran çıktı veriyor mu? \u0026ldquo;hello, world\u0026rdquo; görürseniz tamam, sistem yaşıyor.\nBu post da onun bir uzantısı. Yeni bir blog kurdum, tema hazır, iki dilde çalışıyor, post akışı sorunsuz görünüyor. Çıktı veriyor — siz bunu okuyorsunuz. Demek ki çalışıyor.\nBundan sonrası? Notlar, düşünceler, denemeler. Ne yazacağımı Hakkımda sayfasında anlattım; burada amaç sadece \u0026ldquo;merhaba\u0026rdquo;.\nhello, world.\n","date":"16 Nis 2026","permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/posts/merhaba-dunya/","section":"Yazılar","summary":"İlk post — blog ayakta, sistem çalışıyor. Sonrası: notlar, düşünceler, denemeler.","title":"merhaba dünya"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/categories/meta/","section":"Categories","summary":"","title":"Meta"},{"content":"Neden yazıyorum #Kendim öğrenmek için. Öğrendiklerimi paylaşmak için.\nOn beş yıl kadar önce ilk blogumun adı compbio scratchpad\u0026lsquo;dı — o zamanlar kendi hesaplamalı biyoloji öğrenme sürecimi yazıyordum. Hem çevremdeki arkadaşlara faydası olduğunu gördüm, hem de yazarken bir şeyi kendi anladığım şekilde anlatmaya çalışmak bana da yardımcı oluyordu. Herkesin kazanabileceği bir senaryo — ve bu hala mutlu ediyor beni.\nBu blog artık sadece hesaplamalı biyolojiyle sınırlı kalmayacak. Hayata dair öğrendiklerimi ve düşündüklerimi de — bir karalama defteri modunda — paylaşmak istiyorum. Yani bir kitap yazar gibi cilalanmış fikirlerle gelmek yerine, gerçekten sesli düşündüğüm, düşünce sürecinin kendisini de paylaştığım bir ortam. Çünkü bu süreç aynı zamanda benim düşüncelerimi de şekillendirmeme yardımcı oluyor.\nKısa biyografi #Hesaplamalı biyoloğum, Leibniz Yaşlanma Enstitüsü\u0026rsquo;nde (FLI Jena) kendi araştırma grubumu yönetiyorum. Laboratuvarda yaşlanmayı anlamak, ölçmek ve yavaşlatmak üzerine çalışıyoruz — yoğun şekilde yapay zeka ve hesaplamalı yöntemlerden faydalanıyoruz. Grup sayfamız: donertas-group.github.io.\nBuradaki dönüm noktalarının hikayesini belki ilerde ayrı bir yazı olarak paylaşırım.\n","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/about/","section":"Scratchpad","summary":"\u003ch2 id=\"neden-yazıyorum\" class=\"relative group\"\u003eNeden yazıyorum \u003cspan class=\"absolute top-0 w-6 transition-opacity opacity-0 -start-6 not-prose group-hover:opacity-100\"\u003e\u003ca class=\"group-hover:text-primary-300 dark:group-hover:text-neutral-700\" style=\"text-decoration-line: none !important;\" href=\"#neden-yaz%c4%b1yorum\" aria-label=\"\"\u003e#\u003c/a\u003e\u003c/span\u003e\u003c/h2\u003e\u003cp\u003eKendim öğrenmek için. Öğrendiklerimi paylaşmak için.\u003c/p\u003e\n\u003cp\u003eOn beş yıl kadar önce ilk blogumun adı \u003cstrong\u003ecompbio scratchpad\u003c/strong\u003e\u0026lsquo;dı — o zamanlar kendi hesaplamalı biyoloji öğrenme sürecimi yazıyordum. Hem çevremdeki arkadaşlara faydası olduğunu gördüm, hem de yazarken bir şeyi kendi anladığım şekilde anlatmaya çalışmak bana da yardımcı oluyordu. Herkesin kazanabileceği bir senaryo — ve bu hala mutlu ediyor beni.\u003c/p\u003e\n\u003cp\u003eBu blog artık sadece hesaplamalı biyolojiyle sınırlı kalmayacak. Hayata dair öğrendiklerimi ve düşündüklerimi de — bir \u003cstrong\u003ekaralama defteri modunda\u003c/strong\u003e — paylaşmak istiyorum. Yani bir kitap yazar gibi cilalanmış fikirlerle gelmek yerine, gerçekten sesli düşündüğüm, düşünce sürecinin kendisini de paylaştığım bir ortam. Çünkü bu süreç aynı zamanda benim düşüncelerimi de şekillendirmeme yardımcı oluyor.\u003c/p\u003e","title":"Hakkımda"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/kitaplar/","section":"Scratchpad","summary":"","title":"Kitaplık"},{"content":"","date":null,"permalink":"https://mdonertas.github.io/scratchpad/tr/preview/","section":"Previews","summary":"","title":"Previews"}]